Gölyazı Antik Tiyatrosu'nun Restorasyon Süreci Nilüfer'deki Panelde Ele Alındı

Nilüfer Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen panelde, kazı çalışmaları sona eren Gölyazı Antik Tiyatrosu'nun özgün kimliği bozulmadan geleceğe aktarılması için izlenecek bilimsel ve teknik yöntemler masaya yatırıldı.

Gölyazı Antik Tiyatrosu'nun Restorasyon Süreci Nilüfer'deki Panelde Ele Alındı
KÜLTÜR & SANAT 2 dk okuma 10 Okunma
Yazı Boyutu:

Nilüfer Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Pancar Deposu'nda "Antik Tiyatrosu'nda Koruma Yöntemleri ve Güncel Yaklaşımlar" başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinlikte, kazı çalışmalarında sona gelinen Gölyazı (Apollonia ad Rhyndacum) Antik Tiyatrosu'nun ayağa kaldırılma süreci ve restorasyon aşamaları ele alındı.

Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy'un da katıldığı programın moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Gölyazı Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin üstlendi. Panele Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü'nden Prof. Dr. Bekir Eskici, Prof. Dr. Yaşar Selçuk Şener, Prof. Dr. Ali Akın Akyol, Doç. Dr. Murat Cura ve Arş. Gör. Ahmet Keleş konuşmacı olarak katıldı.

Panelin ilk sunumunu yapan Prof. Dr. Bekir Eskici, restorasyon süreçlerinde "en az müdahale" ve "geri dönüştürülebilirlik" ilkelerinin kritik önem taşıdığını belirtti. Eskici, eksik uzmanlıkla yapılan uygulamaların tarihi yapılara zarar verebileceğini, Efes ve Milet gibi büyük tiyatrolardaki deneyimlerin ışığında her ekin sökülebilir ve ayırt edilebilir olması gerektiğini ifade etti.

Korumayı önleyici ve etkin olarak iki kategoride değerlendiren Prof. Dr. Yaşar Selçuk Şener, kullanılan yeni malzemelerin yapının özgününe zarar vermemesi gerektiğini söyledi. Gölyazı Antik Tiyatrosu'nun dünyada tek olan bir kültür varlığı olduğunu vurgulayan Şener, doğrudan onarıma geçilmeden önce malzemenin durumu, geçmişte geçirdiği yangın veya deprem izleri ile çevresel faktörlerin eksiksiz tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Ali Akın Akyol ise yapıyı oluşturan taş, harç ve sıvaların kimyasal ve fiziksel analizlerinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Sahada görülenlerin ardındaki bilimsel gerçeği laboratuvarda tespit ettiklerini belirten Akyol, kazı öncesi jeofizik araştırmaların ve mikroskobik numunelerin sağlam bir restorasyon temeli oluşturduğunu aktardı.

Geçmiş yıllarda antik yapılarda kullanılan çimentolu harçların zararlarına değinen Doç. Dr. Murat Cura, Gölyazı Antik Tiyatrosu'nun zemin özelliklerine dikkat çekti. Yapının kireçtaşı ağırlıklı ve yumuşak bir zemin üzerinde bulunduğunu kaydeden Cura, orijinal kısımlara yük getirmeyen, gerektiğinde sökülebilen hafif ve uyumlu malzemelerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Arş. Gör. Ahmet Keleş ise tarihi yapıların korunmasında dijital belgeleme teknolojilerinin sunduğu olanakları katılımcılarla paylaştı.

Etkinlik, uzmanların katılımcılardan gelen soruları yanıtlaması ve günün anısına hediye takdim edilmesiyle tamamlandı.

Görüşünüzü Belirtin

Kültür & Sanat Kategorisinden Haberler

İlginizi çekebilecek güncel belediye bültenleri

Benzer