Test

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB Mimarlar Odası Trabzon Şubesi iş birliğinde, çocuk dostu şehir hedefiyle yürütülen “Çocuk Dostu Şehir Trabzon” projesi kapsamında düzenlenen “Çocuklar İçin Trabzon’u Yeniden Düşünmek” konulu çalıştay, gerçekleştirildi. Türkiye ile UNICEF arasında hayata geçirilen eylem planı kapsamında çocuk dostu şehir adayı olarak belirlenen 12 şehir arasında yer alan Trabzon’da düzenlenen çalıştayda, çocukların kent yaşamındaki ihtiyaçları ve şehir planlamasında çocuk odaklı yaklaşımlar ele alındı. Çalıştayda Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı. Çocukların şehir yaşamındaki yerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten katılımcılar, “Konu çok önemli bir konu hakikaten. Çocuklar için şehrimizi, Trabzon’umuzu yeniden düşünmek gerekiyor. Geçen yıl bu konuda hem adaylığın altlığını güçlendirmek hem de bir sistematik oluşturmak adına odamızla birlikte güzel bir protokol imzaladık. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu toplantıyla birlikte artık işin önünü açıyoruz. Bu çalıştayla beraber çok güzel sonuçlar elde edeceğimize yürekten inanıyorum. Uygulayıcılar olarak ortaya çıkacak sonuçlar ve yol haritası doğrultusunda Trabzon’da çocukları merkeze alan yeni adımlar atacağız.”

Çocuklara yönelik politikaların yalnızca fiziksel alanlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten katılımcılar, “Trabzon’da çocuk çalıştayı yapıyoruz, çocuklarımız için 'yerel yönetimler olarak daha fazla neler yapabiliriz' diye konuşuyoruz. Ancak önce toplumun çocuğa bakış açısını değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Belki bu çalıştayın konusu olur mu bilmiyorum ama işin psikolojik yönünü de ele almak lazım. Çünkü toplum olarak çocuklara bakışımızda bazı eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Elbette ebeveynler olarak işin temelinde sevgi var. Ancak genel yaklaşımımızda sorunlar bulunuyor. Günlük hayatta kullandığımız bazı ifadeler bile bunu gösteriyor. “Ya bu daha çocuk”, “Çocuk işte”, “Çocuk gibi düşünüyorsun” gibi ifadelerle çocukları çoğu zaman küçümseyen, kategorize eden ve negatif bir bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Sanki çocuklardan yetişkin gibi düşünmelerini bekleyen bir anlayışımız var. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Bu bakış açısının değişmesi gerekiyor. Çocuğa en temel olarak sevgiyi vermemiz lazım. Elbette onları koruyacağız çünkü korunmaya muhtaçlar. Ancak bugüne kadar çoğu zaman çocuklara sadece 'park yapalım, salıncak kuralım' anlayışıyla yaklaştık. En azından ben böyle değerlendiriyorum. Elbette daha farklı çalışmalar yapanlar vardır. Fakat meseleye çocuk psikolojisini de merkeze alarak yaklaşmak gerektiği kanaatindeyim.”

“Oyun alanı oluşturmak çocukları belki anlık olarak mutlu edebilir. Ama asıl önemli olan, çocuğu topluma dahil edebilmek, onu bir birey ve bir vatandaş olarak görebilmektir. Mesele sadece korunma ya da barınma ihtiyacını karşılamak değildir. Çocuğun gelişimine katkı sağlayacak alanlar oluştururken aynı zamanda özgüven becerilerini ortaya çıkarabileceği ortamları da hazırlamamız gerekiyor. Bu çok kıymetlidir. Dolayısıyla konu çok geniş ama bir o kadar da önemli bir konu. Şehrin bütün kesimlerine hizmet etmekle mükellefiz. Çünkü bütün kesimler mutlu olduğunda şehir de mutlu olur. Bu açıdan baktığımızda eğer çocuk mutluysa şehir de mutludur. Bir şehirde çocuklar mutluysa onların abileri, ablaları, anneleri ve babaları da mutludur. Bu nedenle çocukların mutluluğunu esas almamız gerekiyor.”

“Çocukların, özellikle dijital mecralarda karşılaştıkları olumsuz içeriklerden etkilenerek farklı yönlere savrulduğunu görüyoruz. Bu nedenle artık şöyle bir tanım gelişti: 'Suça sürüklenen çocuk.' Çünkü çocuk suç işlemez; çocuk, suça sürüklenir. Konu çok geniş ve birçok parametreyi içinde barındırıyor. Bu nedenle bu alanda mutlaka adım atmamız gerekiyor. İnşallah burada sadece 12 aday şehir arasında yer alıp bir unvan ya da statü kazanmayı hedeflemiyoruz. Elbette bunu almak şehrimiz adına önemli bir standart ve güzel bir kazanımdır ancak asıl mesele, çocuklara ve geleceğe sahip çıkabilmektir. Çünkü burada bulunan herkes, yarın bu şehri o çocuklara emanet edecek. Çocuklar her şeyimizdir, geleceğimizdir. Bu nedenle bu çalışmayı son derece kıymetli buluyorum.”

Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Serbülent Vural, kent yaşamında 0-18 yaş grubundaki çocukların fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimleri açısından çeşitli kısıtlılıklarla karşı karşıya kalabildiğini belirterek, “Kentlerin çocuklara eşit olanaklar sunma konusundaki yeterlilikleri zaman zaman sorgulanmaktadır. Bu doğrultuda, 1989 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edilmiş; çocukların yalnızca korunmaya ihtiyaç duyan bir grup değil, aynı zamanda birer yurttaş olarak görülmesi ve haklarının gözetilmesi gerektiği ortaya konmuştur. İlerleyen süreçte, 1996 yılında UNICEF tarafından Çocuk Dostu Şehir Girişimi başlatılmıştır. Türkiye’nin de paydaş olduğu bu girişim kapsamında; çocukların sağlıklı, güvenli ve destekleyici yaşam alanlarında büyümesini sağlayan, ayrımcılığı reddeden, dayanışmayı teşvik eden ve dezavantajlı çocukları koruyan şehirlerin oluşturulması hedeflenmiştir.”

Önceki Haber Başkan Genç: 'eğitime Yapılan Her Katkı Kutsaldır'
Sonraki Haber Büyükşehir Tiyatrosu'ndan Muhteşem Gösteri

Yorum Yap