Test

Fatih Belediyesi, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin’in başkanlığında düzenlenen TÜRÇEK toplantısına katıldı. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz’ın da yer aldığı toplantıda, İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasının korunması ve geleceğe aktarılması üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

16 Ekim 2025

İstanbul, asırlar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, yalnızca ülkenin değil dünyanın da en önemli kültürel merkezlerinden biri olma özelliğini koruyan bir şehir. Bu şehrin kalbinde yer alan Fatih ilçesi ise camiler, medreseler, türbeler, çeşmeler, yazma eserler ve taşınmaz kültür varlıklarıyla, geçmişi günümüze taşıyan canlı bir kültür hazinesi konumunda. Bu zenginliği korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla Türbeler Çeşmeler Taşınır Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği’nin (TÜRÇEK) ev sahipliğinde düzenlenen toplantı önemli bir buluşma noktası oldu.

Toplantıya İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin’in başkanlığında, Fatih Belediyesi ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz katıldı. Kültürel mirasın korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların değerlendirilmesinin yanı sıra gelecekte yapılması planlanan ortak projeler de gündeme alındı.

Hüseyin Keskin toplantıda yaptığı konuşmada, tarihî mirasın yalnızca geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara bırakılacak bir emanet olduğunu dile getirdi. Türbelerden çeşmelere, camilerden yazma eserlere kadar her bir kültürel varlığın toplumun kimliğini ve kolektif hafızasını yansıttığını ifade eden Keskin, şu sözlere yer verdi:

“Ecdadımızdan bize intikal eden bu kıymetli eserler yalnızca taş ve yapıdan ibaret değildir. Onlar, bir medeniyetin ruhunu taşır. Bizim görevimiz, bu eserleri korumak, ihya etmek ve gelecek kuşaklara aktararak canlı tutmaktır. Bu sorumluluk, sadece belediyelerin değil, tüm kurumların, sivil toplumun ve toplumun ortak görevidir.”

Fatih’in, İstanbul’un kültür tarihindeki merkezi rolüne dikkat çeken Keskin, ilçenin yalnızca Türkiye için değil, dünya kültür mirası açısından da büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu nedenle Fatih’te gerçekleştirilecek her koruma çalışmasının, uluslararası ölçekte bir değer taşıdığını ifade etti.

Toplantıda ayrıca, kurumlar arası iş birliğinin önemi bir kez daha öne çıktı. Kültürel varlıkların korunmasının sürdürülebilirliği için devlet kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının eşgüdüm içerisinde çalışmasının zorunlu olduğuna dikkat çekildi. Katılımcılar restorasyon projelerinin yanı sıra kültürel mirasın toplumla buluşturulmasına yönelik eğitim programlarının artırılması gerektiği konusunda mutabık kaldı.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz da konuşmasında, yazma eserlerin yalnızca akademik dünyanın değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak kültürel belleği olduğunu belirterek bu alanda yürütülecek iş birliklerinin İstanbul’un tarihî kimliğini daha da güçlendireceğini söyledi.

Keskin, toplantının sonunda yaptığı değerlendirmede ise “Fatih’in tarihî mirasını yalnızca korumakla kalmayacağız. Onları ihya ederek geleceğe taşıyacağız. Bu yolda, tüm kurumlarımızla birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Toplantı, İstanbul’un köklü tarihine ve kültürel değerlerine sahip çıkmak adına verilen ortak irade mesajı ile sona erdi. Katılımcılar bu mirasın korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğunu dile getirerek ortak adımların devam edeceğini belirttiler.

Muhabir: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber A Milli Takım Gürcistan'ı 4-1 Mağlup Etti: Yedikule Hisarı'nda Vatandaşlarımızın Katılımıyla Dünya Kupası Yolunda Kritik Adım
Sonraki Haber Doğanın Estetiği: Ayvansaray Bahçe'den Kokedama Eğitimi

Yorum Yap