Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Barosu Staj Komisyonu tarafından düzenlenen söyleşi programında genç avukatlarla bir araya gelerek mesleki tecrübelerini paylaştı.
Programda avukatlık yıllarında edindiği deneyimleri aktaran Taşkın, mesleğe başladığı dönemi, üstlendiği davaları ve karşılaştığı zorlukları anlattı. Müvekkil ilişkilerinde dürüstlüğün ve yargılama süreçlerinde mesleki sorumluluğun önemine dikkati çeken Taşkın, avukatların davaları kişiselleştirmeden, taraflarla iletişimde ölçülü bir dil kullanarak müvekkillerinin haklarını savunması gerektiğini ifade etti.
İlk Cübbe ve Yargılama Anıları
Meslek hayatının ilk yıllarına ilişkin anılarını da paylaşan Taşkın, 1998 yılında ofislerini açarak mesleğe adım attığını belirtti. Türkiye'nin zor dönemlerden geçtiği yıllarda insanların başının açık veya kapalı olması üzerinden eğitim haklarının tartışıldığını anlatan Taşkın, ilk cübbesini başörtüsü yasağını protesto ettikleri için gözaltına alınan öğrencilerin sorgusunda giydiğini dile getirdi. O dönemde tecrübeli meslektaşlarıyla birlikte öğrencilerin haklarını savunmaya çalıştıklarını belirten Taşkın, ortada bir hukuksuzluk olduğunu ve görevlerinin bu insanların hakkını savunmak olduğunu kaydetti. Ayrıca mesleğinin ilk aylarında bir konferansın tertip komitesinde yer aldığı için Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığını ve üç yıl süren davanın ardından beraat ettiğini aktardı.
Mesleki Sorumluluk Vurgusu
Siyasi davalardan ticari davalara, aile hukukundan ceza ve icra dosyalarına kadar farklı alanlarda çalıştığını belirten Taşkın, avukatların aldıkları işi özenle takip etmesi gerektiğini vurguladı. Taşkın, avukatlığın bir kamu görevi olduğunu ve mesleğin amacının hukuki savunmayı en iyi şekilde yaparak hakkın korunması için mücadele etmek olduğunu belirtti.
Özellikle aile ve ceza davalarında taraflar arasında gerginlik yaşanabildiğine işaret eden Taşkın, genç avukatlara davanın tarafı haline gelmemeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Davanın şahsileştirilmemesi ve karşı tarafın düşman olarak görülmemesi gerektiğini belirten Taşkın, dosya ve deliller üzerinden konuşulmasının, tanıklara yöneltilen sorularda ise kişi onurunun zedelenmemesinin önemine değindi.