Test

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Silivri Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü İbrahim Sevim, Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, Marmara Denizi Günü Deniz Dibi Temizlik Etkinliği’ne katılım sağladı. Etkinlikte konuşan Başkan Balcıoğlu, “Marmara Denizi bizim için; tarihimizin, kültürümüzün, ekonomimizin, yaşam biçimimizin ve ortak geleceğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Silivri de bu büyük mirasın en güzel kıyılarından biridir. Bizim denizimiz, Allah vergisi bir güzelliktir. Tıpkı tarım topraklarımız gibi, ormanlarımız gibi, kültürel mirasımız gibi korunması gereken çok kıymetli bir emanettir. Nasıl tarım topraklarımızı, ormanlarımızı, mahallelerimizi ve kültürümüzü koruyorsak; denizimize de aynı kararlılıkla sahip çıkacağız. Bu yıl Marmara Denizi Günü’nün teması “Deniz Suyu Sıcaklığı” olarak belirlendi. Bu tema bize çok önemli bir gerçeği hatırlatıyor. Denizlerimiz artık iklim değişikliğinin etkilerini çok daha açık biçimde yaşıyor.” dedi.

Deniz suyu sıcaklığındaki artışın deniz canlılarını, biyolojik çeşitliliği, balıkçılığı, suyun oksijen dengesini ve bütün ekosistemi doğrudan etkilediğini kaydeden Balcıoğlu, Marmara Denizi gibi yarı kapalı ve hassas denizlerde bu etkilerin çok daha hızlı hissedildiğini açıkladı. Meselenin yalnızca denizin dibindeki atıkları toplamak olmadığını kaydeden Balcıoğlu, “Mesele; kirlilikle, iklim değişikliğiyle, bilinçsiz tüketimle ve doğaya karşı sorumsuzlukla hep birlikte mücadele etmektir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz deniz dibi temizliği de bu mücadelenin sembolik ama çok güçlü bir adımıdır. İşte görüyorsunuz dalgıç ekiplerimiz, denizimizin altında biriken atıkları çıkardılar. Denizin dibinden çıkan her parça atık, hepimize önemli bir gerçeği bir kez daha gösterdi. Denizi temizlemek kıymetlidir; ama denizi kirletmeden korumak çok daha değerlidir.” diye konuştu.

Denizin, aynı zamanda Mavi Vatan bilincinin de bir parçası olduğuna dikkat çeken Balcıoğlu, şunları söyledi: “Mavi Vatan; sadece haritalarda çizilen bir alan değildir. Mavi Vatan; kıyılarımıza, denizlerimize, limanlarımıza, balıkçımıza, deniz canlılarına ve gelecek kuşakların hakkına sahip çıkmaktır. Silivri Belediyesi olarak bu anlayışla çalışıyoruz. Sıfır atık bilincini güçlendirmek, kıyılarımızı temiz tutmak, çevre duyarlılığını artırmak, çocuklarımızda ve gençlerimizde doğa sevgisini büyütmek için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü çevre mücadelesi sadece belediyelerin ya da kamu kurumlarının mücadelesi değildir. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Tam da bu yüzden diyoruz ki; Marmara hepimizin. Silivri hepimizin. Deniz hepimizin. Gelecek hepimizin. Ve yine her zaman söylediğimiz gibi: Silivri birlikte güzel.”

Etkinliğe katkı sunan herkese teşekkürlerini ileten Balcıoğlu, “Denizin altında görev yapmak büyük cesaret, disiplin ve uzmanlık ister. Bugün bu emeği ortaya koyan tüm dalgıçlarımıza, gönüllülerimize, kurum temsilcilerimize ve belediye çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

Kaymakam Toğan: Denizlerimize sahip çıkabileceğimize inanıyorum

Programda konuşan Kaymakam Toğan, denizlere sahip çıkmanın öneminin altını çizdi. Mavi Vatan’ın önemine vurgu yapan Toğan, “Denizlerimize sahip çıkabileceğimize inanıyorum o anlamda emeği geçen, çabaları gayretleri olan, tüm kurumlarımıza teşekkürü borç biliyorum. Bugün bu organizasyonu yapan AFAD’ımıza Silivri Belediyesi’ne ve katkı sunan tüm STK’larımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

Daha yüzülebilir bir Marmara Denizi için çalışmalara devam edeceklerini kaydeden Toğan, iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Sevim: İklim değişikliğiyle mücadele, yalnızca karbon emisyonlarını azaltmaktan ibaret değildir

Silivri Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Sevim, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi, aslında yıllardır biriken sorunların görünür hale gelmesiydi. O süreçte hep birlikte gördük ki denizlerimizi korumak yalnızca çevre kurumlarının değil; yerel yönetimlerin, özel sektörün, sivil toplumun ve her bir vatandaşın ortak görevidir. Bugün gerçekleştirdiğimiz deniz dibi temizliği çalışması, bu ortak sorumluluğun somut bir örneğidir. Dalgıçlarımız tarafından deniz dibinden çıkarılan atıklar ve burada sergilenen malzemeler, aslında denizlerin kendi ürettiği değil, insanların bıraktığı izlerdir. Deniz dibinden çıkarılan her plastik şişe, her metal parçası ve her atık; tüketim alışkanlıklarımızı ve çevreye karşı yaklaşımımızı yeniden sorgulamamız gerektiğini göstermektedir.”

Çevreyi koruma konusunun yalnızca yerel bir mesele olmadığını kaydeden Sevim, “Bugün dünyanın dört bir yanında ülkeler, iklim değişikliği ve çevresel krizlerle mücadele için ortak çözümler üretmeye çalışmaktadır. Ülkemiz, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansına yani COP31’e ev sahipliği yapma yolunda kararlı ve tarihi bir süreç yürütüyor. Bu yıl hazırlıkları devam eden ve küresel iklim müzakerelerinin yeni aşamasını oluşturacak olan COP31 süreci bizlere önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır: İklim değişikliğiyle mücadele, yalnızca karbon emisyonlarını azaltmaktan ibaret değildir. Denizlerin korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi, atıkların azaltılması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı da iklim eyleminin ayrılmaz parçalarıdır.” dedi.

Muhabir: Dursun BÖLÜK

Önceki Haber 'gelecek Nesillere Daha Yaşanabilir Bir Dünya Bırakmak Hepimizin Ortak Sorumluluğu'
Sonraki Haber Başkan Balcıoğlu: Motosiklet Yalnızca Bir Ulaşım Aracı Değildir; Özgürlük Duygusudur, Dayanışmadır, Yol Arkadaşlığıdır

Yorum Yap